LOBSTAR

Hakkımızda

Hikâyemiz

Sanatı kapalı kapılar ardında değil; atölyelerde, mutfaklarda, yatak odalarında, masaların üzerinde yaşatmaya inanıyoruz.

Önce

anatın saklanacak değil, paylaşılacak bir şey olduğuna inanıyoruz. Galeri vitrininde duran bir eser ile onun günlük hayata dokunan hali arasındaki mesafenin kapanması gerektiğini düşünüyoruz.

  • Lobstar nedir?

    Lobstar, Türkiye'deki bağımsız sanatçı ve atölyelerin işlerini bir araya getiren bir küratörlü pazar yeri — ve aynı zamanda bir duruş. Sanatın saklanacak değil, paylaşılacak bir şey olduğuna inanıyoruz. Galeri modelinin tek başına yetmediğini, sanatçının atölyesinden çıkan işin oturma odalarına, gardıroplara, mutfak raflarına da ulaşması gerektiğini düşünüyoruz.

    Eserin bir duvarda asılı kalması değil; birinin sabah kahvesini eşlik eden bir seramik bardakta, bir çocuğun ilk yastığında, bir masanın üstündeki imzalı bir baskıda yaşaması — bizim için sanatın gerçekten dolaştığı yer burası.

  • Neden kurduk?

    Yıllar boyunca şunu gördük: Türkiye'de hem çok değerli sanatçılar hem de bu işlere açık, meraklı bir kitle var. Ama ikisinin buluşması çoğu zaman tesadüfe, şansa ya da dar bir çevreye kalıyordu. Galeri vitrininde duran bir eser ile onun günlük hayata dokunan hali arasındaki mesafe çok uzundu.

    Lobstar'ı tam da bu boşluğu kapatmak için kurduk — galerilerde ve atölyelerde duran işi, sanatçının imzasını ve hikâyesini kaybetmeden gündelik hayata taşımak için.

  • Nasıl çalışıyoruz?

    Bugün 44 bağımsız sanatçı ve atölye ile doğrudan çalışıyoruz. Ara bir toptancı, geniş bir dağıtım ağı ya da anonim bir üretim yok: her koleksiyon, birlikte tasarladığımız sınırlı sayıda üretilen bir iş birliği. Küçük partiler halinde üretiyoruz; her parça ya sanatçısı tarafından imzalanıp numaralanıyor, ya da çıktığı atölyeye kadar izlenebiliyor.

    Hız değil, zaman verebilmek bizim için önemli. Bir seramik kâsenin fırından çıkış ritmi, bir dokumanın tezgâhta bekleme süresi, bir çikolatanın dinlenme saati — hepsinin kendi temposu var. Biz de o tempoya uyuyoruz.

  • Sanatçıyla ilişkimiz

    Bizim için sanatçı bir tedarikçi değil. Çoğu ilişkimiz yıllar önce başladı, çoğu hâlâ sürüyor. Her sanatçıyla birlikte oturup malzemeye, tona, hikâyeye birlikte karar veriyoruz. Adil bir gelir paylaşımı, şeffaf bir raporlama ve yaratıcı kontrolün sanatçıda kalması — bu üçü bizim için tartışılmaz.

    Bir koleksiyon tükendiğinde onu yeniden bastırıp bastırmamaya sanatçı karar verir. Bir parçanın fotoğrafı çekilmeden önce atölyeyi ziyaret ederiz. Her koleksiyonun arkasındaki hikâye, sayfalarda sadece dekor olsun diye değil; gerçekten okunsun diye yazılır.

  • Sürdürülebilirlik

    Küçük parti üretim bizim için bir tercih değil, bir zorunluluk. Sezon sonu indirimleri, depo yığınları, okyanus aşırı nakliye — bunların hiçbiri bu modelle uyuşmuyor. Mümkün olduğunca doğal malzeme, yerel üretim ve az sayıda parça.

    Her koleksiyonun kaç adet üretildiğini biliyor ve söylüyoruz. Artan olursa atölyede kalıyor; çünkü değer ıskontoyla değil, zamanla artıyor.

Sanatçı bir tedarikçi değil; markanın atan kalbidir.

— Lobstar çalışma ilkesi

Bugün

  • 44

    Bağımsız sanatçı

  • 12

    Atölye

  • 18

    Şehir

  • 6

    Kategori

Nereye gidiyoruz

Bir gün gelir, her evde en az bir imzalı parça olur: bir resim, bir kâse, bir yüzük, bir baskı.

Atölyelerin hep açık, sanatçıların birbirini beslediği, ziyaretçinin hem alıcı hem okur hem de komşu olduğu bir koro. Sanatı bir müze nesnesi olarak değil; her gün yanımızda olan bir arkadaş olarak görmek — gitmek istediğimiz yer aşağı yukarı burası.